12 Ocak 2014 - 20:30
Arabistan, Dünya Terör İhracat Merkezi

Son yıllarda bölgesel düzeyde terör belasının başını çeken Arabistan’ın suud rejimi, şimdi artık küresel düzeyde ciddi bir tehlike olmaya başladı.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-  Öyle ki Rusya devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinde yaşanan son terör saldırılarının selefi tekfirci vahabi teröristler tarafından gerçekleşmesi ortaya çıktıktan sonra, suud rejimini terörist rejim ilan etti ve dünyanın çeşitli bölgelerini kaosa sürükleyen Arabistan destekli teröristleri uyararak yakında onlara gerekli dersi vereceğini, öyle ki Ortadoğu bölgesinin haritası değişeceğini belirtti.  Gerçekte son zamanlarda suud rejiminin dünya genelinde teröristleri ve terör örgütlerini utanmaz bir şekilde desteklemesi oldukça kritik boyutlara ulaştı, nitekim bugün teröristlerin etüpyası haline gelen Arabistan rejimi dünya ülkelerinin ve hatta Riyad müttefiklerinin bile kabusuna dönüştü. Bir zamanlar vahabi selefi teröristlerin terör saldırıları küçük bir coğrafi alanın sınırları içinde mahsur kalmıştı, ancak şimdi adeta bir virüsün mutasyona uğraması gibi dünyanın bir çok coğrafyasını sardı ve Ortadoğu sınırlarını aşarak orta Asya, Güneydoğu Asya, afrikave hatta Avrupa kıtalarına kadar ulaştı.Bugün artık dünya camiası hangi ülkenin terörü ve teröristleri ve radikalizm ve şiddeti besleyenleri düşünme zamanı çoktan geldi geçti. Bugün artık dünya milletleri adeta ipini koparmış kuduz bir köpek gibi bir çok ülkenin başına bela olan ve dünyayı kuzeyden güneye ve doğudan batıya güvensiz hale getiren terör afetinin nereden beslendiğini ve yönetildiğini çok iyi biliyor. Bundan 20 kadar yıl önce kirli nutfası CIA ve pentagonun ortak operasyon odalarında bağlanan ve Afganistan’a taşınan terör o günden sonra dünyanın bir çok yerinde irili ufakla cinayetlere ve hadiselere sebep oldu , şimdi de kontrolden çıkan bir virüs misali dünyanın bir çok bölgesine bulaşmış durumdadır. Bugün dünya milletleri terörün küresel boyutlarda kimler tarafından yönetildiğini çok iyi biliyor .Özellikle son yıllarda yaşanan gelişmeler ve olaylardan sonra artık hemen hemen herkes dünyanın çeşitli bölgelerinde güvensizliklere, savaşlara ve kargaşalara yol açanların Amerika ve Ortadoğu’nun kanser tümörü siyonist İsrail olduğunu çok iyi biliyor. Bu mesele özellikle dünyanın muteber anket kurumlarının yaptığı anketlerde de açıkça ortaya çıkıyor. Fakat bu süreçte esas soru şu ki neden suud rejimi bu tür şom sömürücü planların emir kulu oluyor ve kayıtsız şartsız siyonist rejimin planlarını hayata geçiriyor? Aslında bu sorunun cevabı bir kaç ince noktada yatıyor. İlkin şu ki suud rejimi sömürücü devletlerce kurulduğu günden beri kesinlikle müslümanların vahdetini bozmak , müslüman milletleri bir birine düşürmek amacıyla kuruldu ve bu şom amaç uzun yıllar aynı şekilde izlendi. Batılı sömürücüler bu amaca daha da rahat bir şekilde ulaşmak için bir de İbni Teymiye’nin sapkın düşüncelerini ve İslam dünyasında şiddet ve tekfirciliğin simgesi olan vahabi tarikatını ön plana çıkardı. Bu sapkın düşünce ve tarikat İslam dünyasında dini ve mezhebi tefrika çıkarmak için kullanıldı.Suud rejimi kurulduğu günden beri elde ettiği petrol gelirleri , yine kutsal haremlerin yönetiminden elde ettiği kazançla radikal düşünceleri aşıladığı teröristleri eğitmeye ve beslemeye başladı .şimdi bu teröristler Amerikan yapımı silahlarla dünya güvenliğine yönelik büyük bir tehdit oluşturmaya ve adeta ölüm makinesi gibi masum insanları katletmeye başladı. Bugün dünya genelinde Bahreyn’e yapılan askeri çıkarmadan Suriye’de yasal bir yönetimi devirmek üzere verilen askeri ve mali desteğe, yine Mısır’ın içişlerine karışarak darbeci generalleri desteklemekten Irak’ta eli kanlı teröristleri beslemeye, Yemen, Pakistan, Afganistan, Lübnan, orta Asya, Kuzey Afrika , hatta Avrupa ve Rusya’ya kadar bir çok bölgede terör eylemi düzenlemekten dünya genelinde her türlü cinayeti işlemeye kadar terör ve radikalizm olaran anılan tüm olayların perde arkasında suud rejimi ve bu rejimin petrol dolarları bulunuyor, üstelik tüm bu kanlı eylemlerden de Amerika ve siyonist İsrail nebalanıyor. Eğer bugün Arabistan terörü açıkça bir silah olarak kullanıyorsa, eğer Arabistan bugün bir çok İslam ülkesinde ve Ortadoğu bölgesinde masum müslümanları katlediyorsa, tüm bunlardan hiç kuşkusuz ecnebi güç odakları yarar görmektedir. Fakat bu süreçte bu kanlı olayları körükleyen durumsa, dünya ülkelerince ortaçağ rejimi gibi tanımlanan bu rejimin iç muhalefetlerden ve yabancı devletlerin bu rejimi hatta adam yerine koymamasından doğan durumdan kurtulmak için bocalamasıdır. Eğer bugün dünya ve uluslararası camia bu ortaçağ ve barbar rejime katlanıyorsa bunun tek sebebi suud rejiminin uluslararası arenada yüklü sermayeleri ve kendisine sahte de olsa meşruiyet kazandırmak için harcadığı paralardır. Fakat ne var ki bugün bölgede yaşanan gelişmeler ve İslamî uyanış sürecinin ardından suud elebaşıları da artık bölge ülkeleri , hatta komşuları ve müttefikleri arasında hiç bir değerleri kalmadıklarını , er geç iktidarı bırakmaları ve siyaset arenasından çekilmeleri gerektiğini anlamış bulunuyor. Ancak bu gerçeği anlayan suud rejimi karşı karşıya bulunduğu durumu benimsemek yerine elindeki tüm imkanları terörün üzerinde odakladığı ve sadece Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmekle kalmadığı ve bu fitnesini bütün dünyaya yaydığı gözleniyor. Bugün suud rejimi çökmekte olan her rejim gibi çevresindekileri kendisi ile beraber batırmaya çalışıyor ve bunun için bölgede ve dünyada fitneler çıkararak bu karanlık yolda nereye gittiğini bilmeden ilerliyor. Ancak suud hanedanının Ortadoğu bölgesini kan gölüne çevirmeye yönelik kudurmuş hali ne güç ve iktidarın işaretidir ve ne de onları ayakta tutmaya yetecektir. Bu çırpınışlar bu rejimin diktatör Arap rejimlerin devrildiği domino oyununun bir taşı olarak devrilmeye mahkum olduğunu gösteriyor. Her halükarda bugün bölgede ve dünyada bunca şiddet ve terör eylemlerinden suud rejimi sorumludur ve bu rejimin elebaşıları müslümanların ve hatta gayri müslimlerin akan kanı konusunda elbet hesap verecektir.